POWER – BEFORE – AFTER BIRTH

Kategoriler Uncategorized

7-PoweaDogumPOWER-BEFORE-AFTER BIRTH (Doğum öncesi ve sonrası)

POWER PLATE ile Doğum Sonrası Vücut Şekillendirme oldukça etkili sonuçlar aldırır. Ama öncesinde doğum sonrasında vucudun nasıl bir şekil bozukluğuna uğradığını anlatmak gerekirse şunları söyleyebiliriz.Doğum sonrasında lokal yağlanma, özelikle karın bölgesinde kilo artışı oldukça fazladır. Bazen kilo alımı sonucu derideki selülit, sarkmalar ve deri çatlakları da buna eklenince iyice can sıkıcı bir durum ortaya çıkar. Ve eğerki kendi halıne bırakırsak kalıcı olurlar. Cilt ve dokuların tonuslarının elastikiyetlerini kaybederek oluşturdukları deforme görünümüne sarkma denir. İşte Power Plate ile bu sorunların hepsinden sistemli ve bilimsel çalışmarla kurtulabilirsiniz. Yapılan araştırmalar göstermiştirki Power Plate anti-aging de dünyanın en iyi sistemlerinin başında gelmektedir. 2005 yılında FİTNESS TRIBUNE tarafından aldığı yılın en iyi anti-aging makinası ödülü bu ünvanını perçinlemiştir. Sarkmaların oluşumunda sadece doğumu suçlu tutmak yanlıştır. Bunun yanısıra değişik faktörlerde şunlardır:

*Nemsizlik ve su tüketiminin az yapılması
*Nikotin ve alkol kullanımı
*Aşırı ışığa maruz kalmak
*Postural alışkanlıklar
*Aktiviteden uzak bir yaşam
*Obezite
* Yaşlılık
*Ve diğer sebepler.

Çatlaklar doğumdan sonra en çok karın bel ve çevresinde oluşur.

KARIN
Bu bölgede ortaya çıkan çatlakların oluşumunda da gebelik önemli bir rol oynar. Genişleyen karın yüzeyi yıpranır ve esnekliğini kaybeder. Vücudun bu bölgesinde çatlak oluşumunu önlemek için cilde badem yağı sürerek POWER-WRAP uygulamak etkili sonuçlar verir.

BEL ÇEVRESİ
Daha çok bel çevresiyle belin üst kısmında görülen çatlaklar her yaşta ortaya çıkabilir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kadın ve erkekte meydana gelen bu tür çatlakların en önemli nedenlerinden biri; kısa zamanda çok miktarda kilo alıp vermektir. Bu şekilde oluşan çatlakları önlemek için doğru beslenme alışkanlıkları edinmek ve kilo alıp vermekten kaçınmak gerek.

SELÜLİT
Selülit oluşumu hakkında dört teori bulunmaktadır.

1. Teori: Deri altındaki yapının çok farklı olmasıyla bağlantılıdır. Yağlı dokuyu taşıyan doku, deri altında farklı yaş gruplarında ve farklı cinsiyetlerde, ön plana çıkmasıyla ilgili farklılıklar gösterir. Bundan dolayı kadınlardaki yağ fazlalığı özellikle kadınlarda Selülit oluşumunu erkeklere göre ön plana çıkarır.

2. Teori: Kolojen ve Konektif (bağ) dokunun parçalanmasıyla oluşan oluşumdur. Eğer bu dokular yıkılırsa yağ dokusu ön plana çıkar ve görünür hale gelir.

3. Teori: Bu bölgedeki vasküler (dolaşım) sistemin ne kadar etkinlikte bir dolaşım sağladığı ile bağlantılıdır.

4. Teori: Enflamasyon süreçlerinin Selülit’ i oluşturabilecek sebeplerden bir tanesi olabileceği yönündedir. Hücre biyopsileri sonucunda Selülit’li hücrelerde kronik enflamasyon görülmüştür.
Bütün bunlarla beraber, Selülit konusundaki teorilerin yenileri de keşfedilmektedir. Beslenmenin bu konuda anahtar rolü olduğu artık kabul edilmiş bir gerçektir. Selülit her zaman çok şişmanlık ve obezitenin sonucu olamamasına karşılık, yağ dokusundaki azalma her zaman Selülit dokusunda bir iyileşme görülmesini sağlamıştır.

Gebelikle birlikte vücudun normal düz duruşunda bile değişiklikler ortaya çıkar. Omurga,karın ve sırt kasları ve pelvis tabanı (kalça kemiklerinin alt kısmı) bu değişikliklerden en çok etkilenen bölümlerdir .Vücudun ağırlık merkezinin değişmesi ve ayrıca vücutta sıvı tutulması ile eklem aralıklarında ortaya çıkan gevşemeler de eklenince vücudun doğru duruşunu koruyabilmek zorlaşır ve bu sağlanamazsa da özellikle kilo artışına paralel olarak bel ,sırt ve kasık bölgelerinde şiddetli ağrılar hissedebilir. Egzersiz programı uygyularken doğru duruş tekniğini de mutlaka öğrenmeye çalışın.

Gebelik süresince ve doğumdan sonra loğusalık boyunca vücudunuzda gerçekten çok büyük değişiklikler oluşur .Bütün bunlar bebeğinizin en sağlıklı şekilde dünyaya gelmesi için, onun yararına olan gelişmelerdir.Bazıları oldukça rahatsızlık vericidir ancak bir miktar çaba göstererek bunları kendinizi ve bebeğinizi riske sokmayacak şekilde en alt düzeyde tutabilir, doğum sonu fiziksel ve ruhsal durumunuzu en ideal düzeye getirebilirsiniz.Unutmayın doğum sonrası da bebeğinizin size çok fazla ihtiyacı var.Sizin iyi durumda olmanız onun sağlığı açısından da son derece önemli…

Egzersiz bu konuda size en büyük yardımcılardan biridir.
Gebelikte egzersizin önemi çok uzun yıllardır üzerinde durulan bir konu olmasına karşın düzenli egzersiz yapanlarda doğumun daha kolay ve kısa sürede gerçekleştiğini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur.Ancak hemen tüm doğum hekimleri egzersizin annenin doğum eylemine etkin katılımı ve özellikle doğumun ikinci evresinin kısalmasında ( ya da kolaylaşmasında) katkısı olduğuna inanır.
Gebelik sırasında kilo artışı ve karnın büyümesi nedeniyle anne adaylarının önemli bir bölümü kendilerini ağır, hantal ,sakar ve sevimsiz hissederler.Hareketler ağırlaşır , ayakkabı bağlamak, yerden herhangibir cismi almak gibi eskiden çok sıradan gelen işler dahi ciddi efor gerektirir hal alır. Bu yüzden anne adayının kendisini beceriksiz hissetmesi , kendine olan güveninin azalması söz konusu olabilir.Bu dönemde annenin önceden kendini bu değişikliklere hazırlamış olması ve yakın çevrenin desteği önem kazanır.

Sağlıklı ve doğru uygulanan fiziksel egzersizle ruh sağlığı arasındaki yakın ilişki kesindir. Gebeliğin 4. ayından doğum sonuna uzayan periodta uygulanan doğru egzersiz programları gebelik sırasında annenin bedensel ve ruhsal kondüsyonunu arttırır,doğum sonrası normale dönüş periodunu kolaylaştırır ve annenin bebek doğduktan sonra karşı karşıya kalacağı ağır sorumluluğun üstesinden gelmesine yardımcı olur.
Önceden düzenli spor yapıyorsanız ve gebeliğinizin seyrinde herhangi bir sorun yoksa spora devam etmenizde bir sakınca yoktur.ama gebelik sırasında kendinizle yarışmaktan vazgeçmeli ve asla kendinizi zorlamamalısınız.
Yüzme gebelik sırasında yapılabilecek en uygun spordur.Gerek tüm kas gruplarını çalıştırması gerekse vücut yükünün getirdiği olumsuzlukları ortadan kaldırması yüzmenin avantajlarıdır.Ayrıca suyun sakinleştirici etkisi de uyku düzeninin sağlanması açısından yararlıdır.

Yürüyüş te düzenli olarak yapılması gereken bir aktivitedir.Temiz havada ve uygun giyisilerle tempolu şekilde yarım saat yürümek uygundur.
Spor salonlarında yapılan egzersiz programları kısmen değiştirilerek gebelik sırasında da sürdürülebilir.Aerobik ve stepse te gebelik boyunca uygun koşullarda devam edilebilir.Her zaman üzerinde durulan ‘zorlama’ sınırını daha kolay kavrayabilmek için bir ipucu vermelim.Eğer egzersiz sırasında şarkı söyleyebiliyorsanız temponuzu arttırmanızda sakınca yoktur.Buna karşın bir cümleyi tek nefeste tamamlamakta zorlanıyorsanız ‘zorlama’ sınırını aştınız demektir.

br /